2000 yılı Ocak ayı. Kanal 6 televizyonunda "Bu Sabah " programının editörlüğünü yapıyorum. Programın sunucusu Mesut Mertcan. Her sabah olduğu gibi yaklaşık iki saat süren programı bitirmiş haber merkezinde oturuyoruz. Sohbetin konusu değişmiyor. Yaklaşık üç aydır alamadığımız maaşlarımız. Ben ve programı hazırlayan diğer arkadaşım Fergün bekarız. Parasız olsak da bir şekilde idare edebiliyoruz. Ancak evli olan ve çocukları okula giden arkadaşlarımız var. Onların durumu çok kötü. Bu moral bozukluğu içinde ne yapabilirizi konuşurken birden haber merkezinin kapıları açıldı ve içeriye kurumun güvenlik görevlileri ile birlikte Genel Müdür girdi. Biz şaşkın gözlerle ne olduğunu anlamaya çalışırken söze başladı . " Arkadaşlar ülkenin ekonomik durumundaki sıkıntılar medya sektörünü de ciddi şekilde etkiledi. Bu sebeple bir kaç aydır size maaş ödeyemiyoruz. Beklediğimiz banka kredilerinden de ne yazık ki olumsuz cevap geldi. Bu sebeple Televizyonun yayınını bugün itibarı ile durduruyoruz. Personelin maaş bakiyeleri önümüzdeki günlerde ödenecektir. Hepinize teşekkür ederiz". Deyip çıkıp gitti. Biz hala ne oluyor diye birbirimize bakarken güvenlik görevlileri binayı boşaltmamızı istediler. O tarihlerde kanal 6 televizyonunun stüdyoları Seyrantepe deydi. Ekip olarak binadan çıktık yürüyoruz. Kimsede söz söyleyecek takat yok. Bir ara gözüm Mesut Mertcan' a takıldı. Yılların usta spikeri göz yaşlarını siliyordu. Çok üzülmüştüm. Ülkenin yaşadığı ekonomik sıkıntılar vasıflı vasıfsız herkesi olumsuz etkilemişti. Kanal 6 televizyonu o günden sonra bir daha toparlanamadı ve yerel bir televizyona dönüştü. Biz ise kalan maaşlarımızı ne yazık ki alamadık. Ben o gün bir karar verdim. Kendi işimi kuracaktım. Hemen kolları sıvadım. Önce Üsküdar da aylığı 400 Mark olan bir ofis kiraladım. O günlerde Türk lirası her geçen gün değer kaybediyordu. Bunu gerekçe gösteren mülk sahipleri de Mark veya Dolar ile kiralama yapıyorlardı . Sonra küçük işler yapmaya başladım. Firmaların tantım fimleri reklam çalışmaları gibi. Aylar geçiyor kira gideri stopaj ödemesi derken elde avuçta çok bir şey kalmasada ayın sonunu getirebiliyordum. Ve bir gün ülkemizin tanınmış turizm şirketlerinden birinden büyük bir iş teklifi geldi. Şirketin Antalya, Kayseri ve Erzurum otellerinin reklam alanlarının satış hakkı bana verildi. Kısa bir araştırmayla reklam verecek şirketi buldum. Alacağım komisyon hiç de azımsanacak bir para değildi. Günlerden cuma sözleşmeleri hazırladım. İmzalatacaktım ve komisyonum hesabıma yatacaktı . Bir şey oldu. Şimdi tam hatrlayamıyorum. İmza işi pazartesine kaldı. Ve o kara pazartesi. Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezerin Başbakan Bülent Ecevit'e Anayasa kitapçığını fırlattığı gün. O gün her şey alt üst oldu. Devalüasyon oldu. Dolar ve Mark fırladı. Benim kiram bir günde tam dört katına çıktı. Bu arada anlaşma da iptal oldu. Piyasada kimse iş yapamaz oldu. Özel sektörde çalışan binlerce kişi işsiz kaldı. Ve tabi benim kendi işimi yapma hevesim de böylece noktalandı. Şirketi kapatmak için Üsküdar vergi dairesine gittiğimde şirketini kapatmak isteyenlerin oluşturduğu en az yüz metrelik bir kuyrukla karşılaştım. İşte Türkiye o sıkıntılı günlerden geçerek bugünlere geldi. Allah bir daha o kötü günleri bu millete yaşatmasın. Bugün hepimize ciddi bir görev düşüyor. Ülkemize ekonomik kriz yaşatmak isteyen güçlere karşı birlik ve beraberlik içinde olmak zorundayız. Vatanseverlik sadece sözlü ifade ile olmuyor. Vatanseverlik bazen canınla yaptığın fedakarlıkla bazende malın ile yaptığın fedakarlıkla oluyor. Şimdi ülkemizin geleceği için dolarları bozdurma zamanı. Benim paramla mı ülke kurtulacak diye düşünmeyin. Küçük para büyük para demeden dolarları bozdurup ülkemize katkı sağlayalım Klasik bir söz olacak ama yaşayabileceğimiz başka Türkiye yok...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.